Kuduz virüsü, taşıyıcı bir hayvanın salyası ile doğrudan temas ile bulaşır. Kuduz virüsü taşıyan hayvanın ısırdığı diğer sıcakkanlı canlılar da virüsü alabilir. Kuduz son derece ölümcül ve yayılma riski yüksek bir hastalıktır. Ülkemiz, köpek kuduzunun görüldüğü tek Avrupa ülkesi olmakla birlikte, son yıllarda yaban hayatına ait kuduz vakalarında da belirgin artış gözlenmektedir.Bu nedenle özellikle yurtdışı çıkışlarda her ülkenin kendi yaptırımları doğrultusunda ülkeye giren hayvanlar için istediği bazı evraklar içerisinde en çok Kuduz hastalığına yönelik spesifik testler istenmektedir.( Kuduz Titrasyon Testi )
 
     Evde bakılan kedi veya köpeğime kuduz aşısı yaptırmama gerek yok zaten hiç dışarı çıkmıyor diyorsanız yanılıyorsunuz..Evet; her zaman evde beslenen kedilerde kuduz virüsü alma riski düşüktür. Ancak kediniz evdeki veya eve gelen herhangi birini ısırıp tırmaladığında ve bu kişi hastaneye başvurduğunda sizden evcil hayvanınızın karnesi ve kuduz aşısının olup olmadığı sorulacaktır.Eğer yoksa ısırılan kişi Kuduz aşısı olmak zorunda kalacaktır. Aşı durumunun beyan edilememesi ve yasal bildiriminin sağlık kurumunca ilgili birime yapılması durumunda idari para cezası alırsınız.
Çünkü 3285 Sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu Uygulama Yönetmeliğine göre  sahipli kedi ve köpeklerin her sene KUDUZ aşısı ile aşılanması mecburidir.
Ayrıca kediniz evden kaçabilir, balkondan veya camdan düşebilir ki böyle bir durumda başka bir sokak hayvanı tarafından ısırılıp tırmalanması an meselesi olabilmektedir.
 
     Tüm bu sebepler göz önüne alındığında bilinçli bir evcil hayvan sahibi olarak kedi ve köpeğinizi her yıl aşılatmalı ve karnesine yapılan aşıyı işletmelisiniz.